• 0212 347 73 62
  • 0530 911 75 50
  • bilgi@astrodanismanlik.com

Astrolojinin Tarihi

Astrolojinin Tarihi


Astrolojinin Tarihi

Kesin kökleri bilinmemekle birlikte Astroloji Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır.Gerçek astrolojinin ilk adımları MÖ II. 1000 yılda eski Babil dönemi boyunca görülmüştür..Babil ve Asur dönemlerinde krallara eşlik eden bir kahin yada Baru Rahibi (gök yorumcusu) olduğu söylenir ve bu kişiler o devirlerde Ay tutulmalarına dayalı öngörüler yaparlardı..Baru Rahiplerinin ilk gerçek astrologlar oldukları söylenebilir. Bir takvim tasarlayıp, Güneş, Ay ve gezegenlerin temel dönüşlerini tanımlamışlardır.Babillerden kalan bu bilgiler, Museviler tarafından MÖ 587-539 yılları arasında esaretleri süresince öğrenilmiş ve MÖ 539 da Babil’i fethettiklerinde Perslere geçmiştir. Perslerin hüküm sürdüğü MÖ 525 - 404 tarihleri arasında Mısırlılara geçen bilgiler MÖ 509 da Kuzeybatı Hindistan’a geçmiştir. Sümerler Babil’i MÖ 729 da fethetmişler ve 18 takımyıldızı saptamışlardır. MÖ 600 de Zodyak’ın 12 takım yıldızını oluşturmak için bunlardan bazıları birleştirilmiş, bazıları çıkarılmıştır. Asurlular tanımladıkları 5 gezegene ve bunların takım yıldızlarındaki hareketlerine çok önem vermişler, gezegenlerin tanrılar yada tanrıların evi olduğuna inanmışlardır.. Gezegenlere verilen isimler önce Yunanca, Romalı isimlerle ve son olarak İngilizce isimlerle değiştirilmiş olup Zodyak burçlarının tam olarak tanımlanması ve horoskopun ilk kez ortaya çıkması yeni Babil döneminde olmuştur.

MÖ 4.ve 5.yüzyılda Yunanlıların astroloji üzerindeki yoğun etkisi başlamıştır ve bu dönemde Mitoloji astroloji ile iç içe girmiştir. Antik Yunan tanrılarının özellikleri Gezegenlere atfedilen özelliklerdir. Büyük İskender MÖ 331 yılında İskenderiye şehrini kurmuştu. İskenderiye ve Antakya gibi yerlerde Helenizm olarak bilinen Antik Yunan yaşam tarzını yaymıştır.Helenistik dönem Romalıların Doğu Akdeniz’i ele geçirdikleri MÖ 2. yüzyıla kadar devam etmiştir.İskender’in ölümünden sonra Mısır ‘ı alan kral Ptolemy (Ptolemaios) İskenderiye’de büyük bir kütüphane inşa edilmesini istedi. Şehir kısa sürede önemli kültürel ve ticari merkez haline geldi. Şehrin kültürü Yunanlılar, Romalılar, Makedonlar Persler, Museviler ve Suriyeliler kültürleriyle karışmıştır. Ptolemy (Tetra biblos ve Almagest adlı eserleri yazmış) bu dönemde ortaya çıkmış bir astrologdur.Vettius Valen ,Doratheus of Sidon, Firmicus Maternus Roma’ya bilginin yayılmasına sebep olmuşlardır. Horoskop astroloji bilgisi Batı Roma İmparatorluğu çökünce Batı Avrupa’da neredeyse tamamen yok oldu.

Ortaçağda , astrolog genellikle papaz ya da dinsel eğitim görmüş kişiydi. Çünkü kilise dışında böyle bir eğitim yoktu.15.ve 16.yüzyıl boyunca Avrupa’daki pek çok üniversite; tanı, ön teşhis vb. yardımcı olacak astroloji çalışmalarını içeren bir tıp müfredatı sunmaktaydı. Bu durum astrolojinin lehine olmuştu. Kilise astrolojiyi bir bilim olarak tanımak zorunda kalmıştı. 16.yüzyılın sonlarından 17.yüzyıla uzanan dönemde astroloji düşüşe geçti ve üniversiteden dışlandı.

Arap dönemindeki en büyük astrologların çoğu İranlıydı.Müslüman bir aydın olan İranlı astrolog Ebu Ma’şar yaklaşık 50 kitap yazmıştır.Bugünkü astrolojinin temelini atmış olan astrologlar; -Maşa’allah, -Ebu Ali el-Hayyat, İbn-i Ezra ve El Bruni’dir.Dorotheus’ un Pentateuch adlı eserinden Araplar çok faydalanmışlardır.Ortaçağ astrolojisinin en önemli isimleri; Maşa’allah, -Ebu Ali el-Hayyat, İbn-i Ezra, Alkabitus, Guido Bonatti, Johannes Schöner ,Nostradamus ve El Bruni’dir.5.ve 7.yüzyıl aralarında İran ve Hindistan’da astroloji çok yayılıyor.

Haçlı seferleri başladığında Arap Astrolojisi doruk seviyesine ulaşmıştı.8. ve 10. Yüzyıllar arası Antik Yunan bilimleri Müslümanların eline geçti. Böylelikle Müslümanlar hem astrolojiyi hem de Aristoteles’i tanıdılar. Bu 2 hazineyi de korudular sonra 12.yüzyılda Batı’ya devrettiler.MS 1100 dolaylarında Batılılar Müslümanların 8.yüzyılda yaptığı matematiksel ve bilimsel gelişmenin gerekliliğini fark ettiler.Batılı alimler Müslümanların bilimsel konularda kendilerinden daha fazla ilerleme göstermesine dikkat çekerek Arapça metinleri Latinceye çevirdiler.Bu dönemde Doğu Roma’da astrolojiye ilgi arttı. Bunun sonucu olarak da Latin Batı’da astroloji yeniden dirildi.300 yıl içinde bu ilgi en güçlü seviyeye geldi ve Rönesans dönemine kadar devam etti. (MS 1500-1600)

”Liber Astronomiae” Guido Bonatti tarafından yazılmıştır. 800 sayfadan fazladır ve 13.yüzyılda üretilmiş en önemli astrolojik çalışmadır. Bu eser astrolojinin Avrupa’da önem kazanmasına sebep olur. Bonatti Latince çevirileri Arapça kaynaklardan yapıyordu bu kaynakları çoğu Müslüman kökenli olmasına rağmen bir çoğunda güçlü bir Hermetik alt akım vardı özellikle Ebu Ma’şar ve El-Kındi ,Thebit Ben Qurra ‘dan etkilenme vardı ve bu Hermetik gelenek Ortaçağda Batı’nın ezoterik geleneğini oluşturdu. Eser Latince çevrildiği için geniş çevrelere yayıldı.

Rönesans başlangıcı 1453 veya 1517 (Reformasyonun başlaması)kabul edilir.Astroloji bu dönemde popülerlik kazandı.Bu yüzden de kilise için büyük bir hedef haline geldi. Bir çok Avrupa ülkesinde astroloji kürsüleri kuruldu. Tanısal ve öngörüsel bir araç olarak kullanıldığı için Tıp fakültelerinde zorunlu ders oldu. Bu dönemde Antik Yunan astrolojisine ve Ptolemy’e ilgi daha da arttı. Astrolojinin Arap kültüründen arındırılmasına önem verdiler

Astroloji tarihi yazarları 19.yüzyılı diriliş ve 20.yüzyılı ise canlanma dönemi diye nitelendirir. 20.yüzyılda Alan Leo başta olmak üzere astrologlar teosofi ve astrolojiyi birleştirmeye çalıştılar. ABD ‘de Dane Rudhyar ve Marc Edmund astrolojiyi insan potansiyellerini geliştirmek için bir araç olarak kullandılar. Bu çabalar bugün Modern Astroloji olarak nitelendirdiğimiz tarzın temelini oluşturur.